ALİ ERDAL

ALİ ERDAL

CHP NEREYE?.. -2- PARLAYAN YILDIZA NE OLDU?

CHP NEREYE?.. -2- PARLAYAN YILDIZA NE OLDU?

Manzara-yı umumiye demiştik ya… CHP’nin parlayan yıldızı E. İmamoğlu yönünden bakalım manzaraya…

Adalet huzuruna çıkarılmasıyle uzaktan bir mırıltı gibi duyulan inanılamayacak mal varlığı kamuoyu önüne serildi. Gayr-i ihtiyarî dilime, Nedim’in beyti takıldı:

“Mest-i nâzım kim büyüttü böyle bîpervâ seni

Kim yetiştirdi bu gûne servden bâlâ seni”

Ey güzelliğinden dolayı kendine hayranlıkla mest olmuş sevgili, seni böyle her engelden azade kim büyüttü ve selviden daha vezinli ve endamlı hale seni kim getirdi? Sana da seni bu hale getirene de hayran olmamak elde mi?

Sadece yurt içindeki değil, yurt dışındaki mal varlığı da dost düşman herkesin dudağını uçuklattı. Bir liste yapsak sayfalar tutar, hattâ kitap olur. Hazinelerinin anahtarlarını 300 katırın taşıdığı rivayet edilen Kârun, bugün yaşasaydı onu kıskanırdı.

Herkes gibi ben de merak ediyorum bu kadar dünyalık nasıl elde edildi? Ortalama bir kişinin bir ömür; bir evi, bir arabası –haydi bir de yazlığı olsun– olabildiği bir ülkede 54 yaşındaki E. İmamoğlu’nun sihirli formülü mü var? Leblebi avuçlar gibi villalar… Boğaz’a nazır hem de… Yerlere saçılmış bilyeler gibi daireler, muhteşem halılar gibi tarlalar, araziler… İçerdeki ve dışardaki bankalarda hesaplar… Liraya burun kıvıran, hazır asker gibi dizili banknotlar vs… Bu kadar servet edinebilmek için ne kadar sermaye, ne kadar çalışan gerekir? Ve kaç yıl? Evet, “kim büyüttü böyle bîpervâ seni?”

Az zamanda büyük işler yapmış bir ekonomi dehası ile mi karşı karşıyayız? Sadece ekonomi değil, mevki merdivenlerini hızla çıktığına göre siyaset dehası da olmalı… CHP üyeliği, ardından Beylikdüzü ilçe başkanlığı ve başkanı olduğu ilçenin belediye başkanlığı… Dönem sonu rekor seviyesinde bir yüksek atlama; İstanbul belediye başkanlığı… Arkasından CHP’de hâkimiyeti ele geçirme… Partisi adına cumhurbaşkanı adayı olmayı, daha seçime üç yıl varken garantileme...

Şimdi sıra cumhurbaşkanlığında derken… Bir sabah öğrendik ki, öteden beri duyulan üniversite diplomasının geçersizliği, şayia olmaktan çıkmış, haber olmuş. Cumhurbaşkanı adayı olma yolu kapandı. İşler tersine döndü. Üstelik haksız kazanç için örgüt kurma ve teröre yardım iddiaları ile adalet huzurunda...

Balona, partisinden birileri, parti oklarını batırdı. Sönen balon, “bîperva” görünmek gayretinde ve “bu soruyu muhatap kabul etmiyorum” diye efeleniyor.

Kul Himmet üstadım çok yaşa:

“Dünya kadar malın olsa ne fayda!”

Diploması haksız yere iptal edilmiş olsa da… Çalmamış çırpmamış, teröre destek olmamış; yağmur suyundan arı ve temiz ekonomi ve siyaset dehası bir mazlum olsa da… Saçından topuğuna kadar suça bulanmış olsa da… Yol tek… Hukuk yoluyla hakikati ifade… Kendisi için de yandaşları için de… En yapılmayacak olan da şirret yaygaralar. Yenileceğini anlayan güreşçi, minder dışına kaçar. Hukuk dışı her çaba –meşru olsa da, gayrimeşru olsa da– iddiaların doğruluğunu itiraf ve ifadedir sadece.

Kanalımı takip için: https://bit.ly/alierdal

Bu yazı toplam 496 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
ALİ ERDAL Arşivi
SON YAZILAR